PDF -FELSEFE –GRUBU DERSLERİ KİTAP LİSTESİ Sıra Kitabın Adı Yazarı - Çeviren: Muharrem Hilmi ÖZEV
Wait Loading...


PDF :1 PDF :2 PDF :3


Like and share and download

Çeviren: Muharrem Hilmi ÖZEV

FELSEFE –GRUBU DERSLERİ KİTAP LİSTESİ Sıra Kitabın Adı Yazarı

Çeviren: Muharrem Hilmi ÖZEV isamveri pdf drg D125100 2009 2009 OZEVMH5 pdf Çeviren Muharrem Hilmi ÖZEV Çok fiefkatli, Çok Merhametli Allah’›n Ad›yla Âlemlerin Rabbi’ne Hamd olsun Peygamberlerin en flereflisine, onun ev halk›na, tüm ashab›na ve onlar›n izinden gidenlere en güzel dualar›m›z ve se lamlar›m›zla Araflt›rmamda bir girifl ve

Related PDF

‹SLÂM ÜLKELER‹NDE E⁄‹T‹M KONGRES‹ - isamveriorg

isamveri pdf drg D125100 2009 2009 OZEVMH5 pdf Çeviren Muharrem Hilmi ÖZEV Çok fiefkatli, Çok Merhametli Allah’›n Ad›yla Âlemlerin Rabbi’ne Hamd olsun Peygamberlerin en flereflisine, onun ev halk›na, tüm ashab›na ve onlar›n izinden gidenlere en güzel dualar›m›z ve se lamlar›m›zla Araflt›rmamda bir girifl ve iki bölüm yer almaktad›r Girifl
PDF

‹SLÂM ÜLKELER‹NDE E⁄‹T‹M KONGRES‹ - isamveriorg

isamveri pdf drg D125100 2009 2009 OZEVMH2 pdf Çeviren Muharrem Hilmi ÖZEV Bu kongrede sunulmak üzere haz›rlad›¤›m tebli¤ çerçevesinde, gücümüz yetti¤i kadar›yla, ‹slam dünyas›ndaki e¤itim ile ilgili tablonun netlefltirilmesi ne katk› sa¤lamaya çal›flmaktay›z Konuflmam›z›n bafl›nda uluslararas› ve böl
PDF

FELSEFE –GRUBU DERSLERİ KİTAP LİSTESİ Sıra Kitabın Adı Yazarı


PDF

Çeviri Sorunları ve Çözüm Önerileri

Albert Camus SİSİFOS SÖYLENİ - helbestvanêkurd

bilig yesevi edu tr yonetim icerik makaleler 3358 oaji articles 2016 505 1476636213 pdf toad halileksi sites default files pdf uyum bireysel ve grup olarak gençlerin sorunlarının tanınmasını, betimlenmesini ve çö züm için ilgililerce önlem alınmasını kolaylaştırır (Tan, 1992) Bireysel sorunlar genellikle

Çeviri Yazılar / Translations

yeni bir uzmanlık çeviri alanı olarak oyun yerelleştirmesinin türkiye

Anahtar Kelimeler Çeviribilim, Çeviri Süreci, Teknik Çeviri, Kullanım Kılavuzu examine in our work translations of the manuals from the source language to the Kullanma kılavuzlarında tercih edilen yazı karakteriyle ilgili herhangi bir can be considered as a new specialized field of translation

  1. Çeviri Yazılar
  2. Translations
  3. çeviri eleştirisinin bilimsel konumu üzerine eleştirel görüşler ve bîr
  4. ÇEVİRİ ELEŞTİRİSİ BAĞLAMINDA ELEŞTİREL BİLİNCİN
  5. kullanma kılavuzlarının teknik çeviri açısından incelenmesi
  6. yeni bir uzmanlık çeviri alanı olarak oyun yerelleştirmesinin türkiye
  7. ÇEVİRİ YAZILAR
  8. ARTICLES IN TRANSLATION HÜDAVENDİGAR
  9. Türkçede Çeviri ve Aktarma
  10. Research Notes Approaches to Translating Poetical Prose

tarihlendirilmesi ve telif ya da tercüme edildikleri coğrafyanın belirlenmesi Türkolojinin Son zamanlarda Türk dil ve edebiyatının önemli birçok eserleri tespit edilmiş Lubâbu'n nuhab'ı Türkçeye çeviren Bereket'in Tuhfe i Mübârizî'si olduğu Devlet ve Hükümet son günlerde bu konuda önemli bir değişikliğe gitti Avrupa

  1. Anadolu'da İlk Türkçe Telif Eser
  2. Türkiye'de Telif Hakları İhlalleri
  3. elektronik belgeler ve telif hakları
  4. KÜLTÜREL VE SANATSAL YARATICILIĞIN TEŞVİK EDİLMESİ VE
  5. EDİTÖRLERİN ÇEVİRİ EDEBİYATTA
  6. Telif Hakları Broşürü
  7. Es-Safedi Çeviri Teorisi
  8. Devlet ve Hükümet son günlerde bu konuda önemli bir değişikliğe gitti
  9. giren eserlerin çevirisinde çevirmen telif yasasına tabiidir
  10. zamanda hukukçu olan Turgut Ağar ilk kez Almanca Mütercim Tercümanlık Anabilim Dalı

Evite dejar objetos de valor en el interior del vehículo.

recomendaciones de medidas de seguridad - Cámara Nacional de

Asegúrese de no dejar ningún objeto personal sobre su vehículo mientras sostiene una conversación telefónica o presencial No deje objetos de valor de 15 Feb 2007 Valores perdidos

  1. Evita la pérdida de objetos personales en el campus
  2. CONSEJOS PARA EVITAR EL ROBO EN SU DOMICILIO • Procure
  3. Consejos para evitar Robo Viviendas
  4. Casi todo en R es un objeto
  5. Mejor evitar nombres que R usa
  6. que debe evitar y otras que se recomienda realizar
  7. Deje su vehículo sin objetos de valor a la vista
  8. los objetos
  9. Evita dejar equipos electrónicos
  10. dinero u objetos de valor en

PDF 27 11 2007 tarih ve 5718 sayılı möhuk uyarınca yabancılık unsuru ticaret edu tr uploads kutuphane dergi s16 173 211 pdf PDF YABANCI UNSURLU BOŞANMA DAVALARINDA HUKUK SEÇİMİ webftp gazi edu tr hukuk dergi 19 3 1 pdf PDF

evohome SISTEMAS Y APLICACIONES La revolución del ahorro energético

Guía sobre gestión de la demanda energética del edificio - Fenercom

1 Ene 2013 Lista de precios Honeywell Validez 01 01 2012 Lista de preços Honeywell Válido até SISTEMAS Y APLICACIONES La revolución 22 Dic 2017 72 Honeywell La clave de la

  1. Honeywell
  2. sistema de gestión energética para edificios ems siguiendo hoja de
  3. sistemas para
  4. con la colaboración de Aplicaciones Téc
  5. ja la revolución que tendrá esta
  6. aplicaciones
  7. AquaClean Mera que supone una auténtica revolución en el mundo del baño
  8. Sistemas de recogida y evacuación de aguas residuales
  9. la revolución en la producción de agua caliente sanitaria
  10. Con evohome se puede obtener la temperatura ideal para cada

EVOLUÇÃO DA CONCENTRAÇÃO ESPACIAL DOS REBANHOS DE SUÍNOS NO BRASIL ENTRE 1990 E 2012

Desenvolvimento Econômico do Ceará: antecedentes e evolução

empírico da concentração espacial industrial Na quarta seção é detalhada a A evolução da indústria do gás natural esteve intimamente ligada à indústria do  antes disso como um padrão de funcionamento e de evolução específica, que desenvolvimento humano e a concentração espacial da

  1. Concentração espacial da indústria de São Paulo
  2. Identificação e Análise Espacial de Concentração dos
  3. Análise da concentração da atividade industrial nas três
  4. EVOLUÇÃO E PERRPECTIVAS DA GEOGRAFIA INDUSTRIAL NO
  5. ORIGENS E EVOLUÇÃO ESPACIAL DA INDÚSTRIA DE
  6. Características da evolução demográfica do Grande Porto
  7. concentração espacial da produção de cana-de-açúcar e
  8. antecedentes e evolução
  9. escalas e evolução a partir da costa
  10. Arranjos Populacionais e Concentrações Urbanas do Brasil

analisar a abordagem da História Álgebra como recurso de didático, em particular a simbologia algébrica, nos livros didático utilizados nas séries iniciais das  A evolução na resolução das equações algébricas Luís Carlos da simbologia que acabamos de empregar nesta dedução não existia à

  1. EVOLUÇÃO DA SIMBOLOGIA ALGÉBRICA
  2. A evolução na resolução das equações algébricas
  3. Aprendizagens Algébricas e o Desenvolvimento do
  4. O desenvolvimento do pensamento algébrico na formação inicial de
  5. Desenvolvimento do Pensamento Algébrico
  6. Manifestações do pensamento e da linguagem algébrica de
  7. Pensamento algébrico na formação inicial de professores1
  8. uso da linguagem e do pensamento algébrico
  9. Caracterizações do pensamento algébrico manifestadas por
  10. construção de conceitos algébricos com alunos do 7º ano

Evolução de Software: uma experiência prática

Uma Proposta de Evolução em Sistemas Legados - Semantic Scholar

PDF evolução de software baseada em avaliação de arquiteturas teses usp br DISSERTACAO DANIELLEPNPONTES pdf PDF Mezuro, Evolução de Software Livre Da Arquitetura à Experiência bdm unb br 2014 RenanCostaFilgueiras ViniciusVieiraMeneses pdf PDF thiago bellotti

Home back Next

ti nde Etkin bir slami E itime Do ru 91 MAL CUMHUR YET NDE ETK N B R SLAM E T ME DO RU Dr.

Muhammed Hama...

Description

Mali Cumhuriyeti’nde Etkin bir ‹slami E¤itime Do¤ru 91

MAL‹ CUMHUR‹YET‹’NDE ETK‹N B‹R ‹SLAM‹ E⁄‹T‹ME DO⁄RU D'r.

M u h a m m e d'H a m a d'i k i n a n e M A ‹ G A Nijer ‹slam Üniversitesi

Çeviren: Muharrem Hilmi ÖZEV

Çok flefkatli çok merhametli Allah’›n ad›yla… Âlemlerin rabbine hamdolsun.

En güzel dualar ve selam emin Peygamber Muhammed ve onun çok flerefli yol arkadafllar› ve yak›nlar› üzerine… ‹mdi

TASAM taraf›ndan düzenlenen “‹slam Ülkelerinde E¤itim Kongresi”nde “Mali Cumhuriyeti’nde Etkin bir ‹slami E¤itime Do¤ru” bafll›kl› bir tebli¤ sunmakla onurland›r›lm›fl bulunuyorum.

Mali Cumhuriyeti ile ‹lgili K›sa bir Aç›klama Tebli¤ konusuna girmeden önce,

Kongre Komitesi’nin taleplerine uygun olarak,

Mali Cumhuriyeti ile ilgili olarak Co¤rafi,

sosyal ve kültürel bak›mlardan h›zl› bir de¤erlendirme yapmak yerinde olacakt›r.

Co¤rafya Mali Cumhuriyeti denize ç›k›fl› olmayan bir kara ülkesidir ve bat› Afrika’n›n tam ortas›nda yer almaktad›r.

Bunlar: 1.

Kuzeyde Cezayir 2.

Güneyde Fildifli Sahilleri,

Burkina Faso ve Gine 3.

Bat›da Moritanya ve Senegal 4.

Do¤uda Nijer Mali Cumhuriyeti iklim bak›m›ndan dört bölgeye ayr›l›r.

Bunlar: 1.

Sudani – ⁄înî bölge.

Bölge,

ülkenin yaklafl›k %6’s›n› oluflturmaktad›r ve ülkenin güney ucundad›r.

Y›ll›k ya¤›fl miktar› 1300 – 1500 mm ars›nda de¤iflmektedir.

Sudanî bölgesinin kuzeyinde yer alan bölge.

Y›ll›k ya¤›fl miktar› 700 – 1300 mm aras›nda de¤iflen bu bölge ülkenin yaklafl›k %18’ini oluflturmaktad›r.

Sahil bölgesi.

Bu bölgede ya¤›fl miktar› 200 ile 700 mm aras›nda de¤iflmektedir.

Sahra Bölgesi.

Bu bölge ülkenin yaklafl›k dörtte üçünü oluflturmaktad›r.

Bölgenin ald›¤› ya¤›fl miktar› Nijer Nehri k›y›lar›nda y›ll›k 200 mm civar›ndad›r ve Sahraya do¤ru ilerledikçe bu miktar giderek azalmaktad›r.

Mali’deki en önemli nehirlerse,

Gine’deki Fota ve Galon da¤lar›ndan do¤an ve Mali içerisindeki uzunlu¤u 1600 kilometreye ulaflan Nijer nehri ile Mali,

Moritanya ve Senegal aras›nda müflterek olan Senegal nehridir.

Nüfus oran›: 2001 say›mlar›na göre 10.482.772 olan Mali nüfusunun yaklafl›k %90’› tar›m uygun bölgeler ile büyük kasaba ve flehirlerde,

geri kalan %10’luk bölüm ise ülke co¤rafyas›n›n dörtte üçlük bölümünü oluflturan çöllerde yaflamaktad›rlar.

Mali’deki önemli flehirler: Baflkent Bamako,

birinci eyaletin baflkenti Kay (Kayes),

ikinci eyaletin baflkenti Kolikoro,

üçüncü eyaletin baflkenti Sikasso,

dördüncü eyaletin baflkenti Segou,

beflinci eyaletin baflkenti Mopti,

alt›nc› eyaletin baflkenti Timbuktu,

yedinci eyaletin baflkenti Gao ve sekizinci eyaletin baflkenti Kidal.

Ta r i h Mali Cumhuriyeti bat› Afrika’da ‹slam medeniyetinin befli¤i ve bölgedeki ‹slami imparatorluklar›n baflkenti say›lmaktad›r.

Bu imparatorluklar aras›nda 950 – 1050 y›llar› aras›nda alt›n ça¤›n› yaflayan ve baflkenti Kombi Salih olan Gana imparatorlu¤u,

yüzy›llar (1464 – 1582) aras›nda alt›n ça¤›n› yaflayan ve siyasi baflkenti Gao,

ilmi baflkenti ise Timbuktu olan Sen¤â imparatorlu¤u ve Sayko Emdu taraf›ndan 1818 y›l›nda kurulan ve baflkenti (elhamdü lillah) flimdiki Mopti’de bulunan Masna (Dina) hükümdarl›¤› zikredilmelidir.1 C.

Siyasi durum Mali Cumhuriyeti 22 Eylül 1960’ta ba¤›ms›zl›¤›n› kazanm›flt›r.

‹lk cumhurbaflkan› Seyyid Modibu Kita’d›r.

Bunu 19 Kas›m 1968’de Musa Taraori taraf›ndan gerçeklefltirilen darbeyle gelen askeri yönetim dönemi izlemifltir.

Mali Cumhuriyeti’nde Etkin bir ‹slami E¤itime Do¤ru 93 le,

bafllar›nda Amedu Toumani Toure’n›n bulundu¤u bir grup asker taraf›ndan gerçeklefltirilen devrim sonucunda askeri yönetim sona ermifltir.

Toure,

kurulan geçifl hükümetinin bir süre bafl›nda kalm›fl,

geçifl döneminin ard›ndan halk›n özgür iradesiyle kendi cumhurbaflkan›n› seçmesine imkân sa¤lamak için iktidar› b›rakm›flt›r.

Seçimleri kazanan Halif es-Seyyid Alfa Umar Konare iki dönem iktidarda kalm›fl ve ard›ndan halk›n yeni bir cumhurbaflkan› seçmesine imkân sa¤lamak amac›yla,

o da iktidar› b›rakm›flt›r.

Bu kez seçimleri Musa Taraori dönemini sona erdiren darbenin ard›ndan geçifl hükümetini yöneten Amedu Toumani Toure kazanm›flt›r.

Toure flu an ikinci ve son dönem olmak üzere,

Ekonomi Mali Cumhuriyeti ekonomisi tar›msal üretime dayanmaktad›r ve pamuk üretiminde bat› Afrika’da ilk s›rada yer almaktad›r.

Pirinç,

tütün ve tah›l ülkede bol miktarda yetifltirilmektedir.

Timbuktu bölgesinde bu¤day yetifltirilmektedir.

Sikasso bölgesinde ise narenciye,

mango ve di¤er meyveler yetifltirilmektedir.

Madenler aç›s›ndan bak›ld›¤›nda,

Kay eyaletinde alt›n madenleri bulunmakta,

Timbuktu bölgesinden fosfat ç›kar›lmaktad›r.

Yap›lan son araflt›rmalar ve sondajlar ülkenin çeflitli bölgelerinde petrol bulundu¤unu göstermektedir.

Mali’de çok say›da mütevaz› s›naî iflletme bulunmaktad›r.

Dokuma sanayi,

içki sanayi,

plastik eflya ve ev eflyas› sanayi,

sabun sanayi vb bunlardan baz›lar›d›r.

Dünyan›n çeflitli bölgelerinden gelen tüccarlar› bar›nd›ran baflkentte ticaret her geçen gün geliflmektedir.

Buna ra¤men,

Mali Cumhuriyeti dünyan›n en fakir ülkeleri aras›nda yer almaktad›r.

Toplumsal yap› Mali toplumu birkaç kabileden oluflmaktad›r.

Her kabile kendi dilini konuflmaktad›r.

Bafll›ca kabileler flunlard›r: Bamara Kabilesi %33,

Fallan kabilesi %10,

Sinofo kabilesi %9,

Serakoli kabilesi %8,

Sen¤a kabilesi %7,

Maliyanki kabilesi %6,

Tavar›k kabilesi %5 ve di¤er kabileler %22.

Mali’deki dini yap›: %94 Müslümanlar,

K ü l't ü r ve e¤itim Sömürge yönetiminin geliflinden önce ‹slam kültürü devletin kültürüydü.

Sömürgecilerin yazd›klar› tarihlerde baflvurduklar› kaynaklar›n tümünün örne¤in,

büyük tarihçi Mahmut Ka’t’›n Tarihu-l’Fettafl’›,

Abdurrahman EsSa’dî’nin Tarihu’s-Sudan’› gibi Arapça olmas› bunun en büyük kan›t›d›r.

‹slam›n bölgeye giriflinden itibaren bölge halk› ‹slami e¤itime çok önem vermifltir.

Kuran medreseleri ve ketatib tüm bölgeye yay›lm›fl ve bu medreseler zaman içerisinde,

Timbuktu flehrindeki Sankori üniversitesi gibi üniversitelere

söz gelimi,

külliyelere dönüflmüfltür.

Bu durum Bat› sömürgesi bölgeye girene dek sürmüfltür.

Sömürge yönetiminin ilk yapt›¤› ifl ise çeflitli yöntem ve araçlarla,

fier’i ilimlerin ö¤retilmekte oldu¤u medreselere ve ketatibe savafl açmak ve bu medreseleri hedeflerinden sapt›rmaya çal›flmak ve bilimin ahlak ve dinden ayr›lmas› temeli üzerine kurduklar› kendi laik okullar›n› açmak olmufltur.

Sömürgeciler bu medreselerle savaflmak için askerlerini bizim aram›zdan devflirdikleri ordular meydana getirmifllerdir.

Sonunda bu medreselerin ba¤l›lar› toplumda marjinallefltirilmifl ve rolleri do¤um,

evlenme ve ölüm s›ras›nda[ki bir tak›m ritüellere] indirgenmifltir.

Tüm bunlara ra¤men Mali’deki ‹slami medreseler dikkat çekici bir biçimde yay›lmas›n› sürdürmüfltür.

Ne var ki,

bu medreselerin yöntem ve finansman gibi bir tak›m sorunlar› bulunmaktad›r.

‹lerleyen bölümlerde bu sorunlardan –inflallah- bahsedilecektir.

Bu flekilde,

Mali Cumhuriyeti’ne Co¤rafi,

sosyal ve kültürel bak›mlardan h›zl› bir de¤erlendirme gerçeklefltirmifl olduk.

O t u r u m u n K o n u s'u Ü z e r i n e Yorum: ‹slam Ülkelerinde Köktencilik Ve E¤itim Yeri gelmiflken yapaca¤›m teknik bir itiraz› hofl görmenizi diliyorum: Her fleyden önce,

köktencili¤in (radikalizm) afl›r›l›kç›l›k (tetarruf) ile ayn› anlamda kullan›lmas›na itiraz ediyorum.

Çünkü asl’a dönüfl kötü de¤il,

övgü de¤erdir.

Asl› olmayan›n varl›¤›ndan da söz edilemez.

Asla dönüfl zorunludur,

Olgular› tam karfl›l›klar› ile isimlendirmek durumunday›z.

Afl›r›l›kç›l›k ise ‹slam’da Kitap ve Sünnet’teki nasslar ve ‹cma-i Ümmet ile reddedilmifl ve kötülenmifltir.

Kuran-› Kerim’de Allah Musa ile Firavun k›ssas›nda flöyle buyurmaktad›r: “Ona yumuflak söz söyleyin.

Belki ö¤üt al›r y a h u t k o r k a r.” (Ta Ha,

Di¤er bir yerde,

“ ‹ n s'a n l'a r d'a n ö y l'e s'i d'e v a r d'› r ki,

dünya hayat›na iliflkin sözleri senin hofluna gider.

Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uydu¤una) A l'l a h ’ › fl a h i t t u t a r.

H â l'b u k i o d'üfl m a n l'› k t a e n a m a n s'› z o l'a n d'› r.

(senin yan›ndan) ayr›l›nca yeryüzünde bozgunculuk yapma¤a,

ekin ve nesli yok etme¤e çal›fl›r.

Allah ise bozgunculu¤u sevmez.” (Bakara,

Bir di¤er ayette “ Böylece,

sizler i n s'a n l'a r a b i re r flahit (ve örnek) olas›n›z ve P e y g a m b e r de size bir flahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ü m m e t4 y a p t›k.” (Bakara,

143).

‹nsanlar üzerine flahitlik yapmak flefkatli olmay›,

yumuflak huylu olmay› ve esnek olmay› gerektirir.

Taberi ayetin B a n a g ö re Allah Ta a l'a o n l'a r › ( m ü m i n l'e r i ) o rtefsirinde flöyle demektedir: “B t a b i r yol izledikleri için bu flekilde nitelemifltir.

M ü m i n l'e r H › r i s't i y a n l'a r › n d'ü fl t ü k l'e r i a fl › r › l'› k l'a r a d'ü fl m e m i fl l'e r d'i r.

Nitekim H›ristiyanlar y › l'd › r m a ,

korkutma (terahhub) konusunda ve ‹sa (a.s.) ile ilgili olarak söyledikleri fleylerde afl›r› gitmifllerdir.

Yi n e m ü m i n l'e r Yahudilerin dinde eksiltme

Mali Cumhuriyeti’nde Etkin bir ‹slami E¤itime Do¤ru 95 y a p m a l'a r › g i b i b i r e k s'i l't m e d'e y a p m a m › fl l'a r d'› r.

Nitekim Ya h u d'i l'e r Allah’›n kitab›n› de¤ifltirmifller,

p e y g a m b e r l'e r i n i ö l'd ü r m ü fl l'e r,

r a b l'e r i n i y al a n l'a m › fl l'a r v e o n a k ü f re t m i fl l'e r d'i r.

M ü m i n l'e r ise orta yolu izleyen itidal sahibi kiflilerdir.

Allah onlar› bu flekilde vas›fland›rm›flt›r,

çünkü amellerin en hay›rl›s› orta yollu olan›d›r.”5 ‹tidalden ç›k›p zulme,

afl›r›l›¤a ya da eksiltmeye dönüflen herhangi bir fleyin,

her ne kadar zorlama yorumlarla ‹slam’›n bir emri gibi gösterilmeye çal›fl›lsa da,

‹slam ümmeti ile ya da ‹slam fleriat› ile hiçbir ilgisi yoktur.

‹bn Kayyim Rah›mehullah der ki: “fieriat’in temeli ve yap›s› dünyevi ve manevi meselelerde adaleti ve insanlar›n iyili¤ini gözetmektir.

fieriat bütünüyle adalettir,

bütünüyle flefkattir,

bütünüyle menfaat ve hizmettir,

bütünüyle hikmettir,

hikmetten abese dönüflen herhangi bir fleyin,

ne kadar tevil edilirse edilsin,

fieriat ile ilgisi yoktur.6 Sünnete gelince,

Peygamber (S.A.V.) flöyle buyurmaktad›r: “Din bolluk ve refaht›r

kendini göz ard› edenden baflka hiç kimseyi s›k›nt›da b›rakmaz.

Öyleyse sizler de çözümleyiniz,

müjdeleyiniz…”7 Peygamber (S.A.V.) Muaz Ebu Musa’y› Yemen’e gönderirken onlara flöyle demiflti: “Kolaylaflt›r›n›z,

ayr›l›¤a düflmeyiniz.”8 Aifle (r.a.) Peygamber (S.A.V)’in flöyle dedi¤ini rivayet etmektedir: “Nezaket ve yumuflakl›k hangi fleyde bulunuyorsa onu süslemekten baflka bir fley yapmaz ve ondan sadece lekeyi ve pisli¤i uzaklaflt›r›r.”9 ‹bn Mesud (r.a.) da Peygamber (S.A.V.)in flöyle dedi¤ini rivayet etmektedir: “Kendisine ateflin (Cehennemin) haram k›l›nd›¤› kiflinin kim oldu¤unu size haber vereyim mi

? Dediler ki: Evet ey Allah’›n Rasülü haber ver.

Dedi ki: Uysal,

yumuflak bafll› olan herkimse,

onlar üzerine [Cehennem haram k›l›nm›flt›r].10 Yine Hz.

Peygamber flöyle buyurmufltur: “Bu din çok sa¤lam ve güvenilirdir.

Dolay›s›yla bununla (din ile) ilgili ifllerinde yumuflak ve rahat ol.

Allah’a kullu¤u kendi nefsin için çekilmez hale getirme.

…”11 Yukar›daki bilgilerden de anlafl›lmaktad›r ki,

dinin kayna¤› (usul-i fier’iyye) afl›r›l›kç›l›ktan beridir.

Çünkü afl›r›l›kç›l›k insanlar› dinin kendilerini koruma amac›yla gönderildi¤i befl gereklilik konusunda düflmanl›¤a sevk eder.

Bu befl fley din,

Afl›rl›kç›l›¤›n Müslümanlar ve T ü m D'ü n y a Ü z e r i n d'e k i E t k i l'e r i 11 Eylül 2001 öncesi ve sonras› dönemler karfl›laflt›r›ld›¤›nda,

afl›r›l›kç›l›¤›n Müslümanlar› nerede bulunurlarsa bulunsunlar,

hatta kendi ülkelerinde bile,

kötü yönde etkiledi¤i aç›kça ortaya ç›kmaktad›r.

Bu gün durum o nokta-

dinini do¤ru dürüst yaflamaya çal›flan herkes afl›r›l›kç›l›k ve teröristlik ile suçlanmakta,

tahkikattan önce iflkence görmemiflse bile,

takip alt›na al›nmaktad›r.

Müslüman toplumun sa¤l›kl› düflünebilecekleri ortam kaybolmufl,

ülkeler ya¤malanm›fl,

malvarl›klar›na el konulmufl,

Müslümanlar mallar› üzerinde tasarrufta bulunma haklar›n› kullanamamaktad›rlar.

Peki,

di¤er ümmetlerin flahidi k›l›nan ‹slam ümmeti tüm bu sayd›klar›m›z› hak ediyor mu

? Oysa bu ümmet kullar› kullara kulluktan,

dinlerin zulmünden ‹slam’›n adaletine yükseltmek için gönderilmemifl miydi

ba¤l›lar›n› kendi ifllerini dosdo¤ru yapan ve di¤erleri ile iyi iliflkiler içerisinde bulunan bir din de¤il midir

? Yüce Allah’›n flu sözlerinden Müslümanlar›n haberdar olmad›klar›n› ileri sürmek büyük bir haks›zl›k de¤il midir: “Ancak Allah’›n rahmeti sayesindedir ki,

sen onlara karfl› yumuflak davrand›n.

E¤er kaba,

onlar senin etraf›ndan da¤›l›p giderlerdi.

Art›k sen onlar› affet.

Onlar için Allah’tan ba¤›fllama dile.

‹fl konusunda onlarla müflavere et.

Bir kere de karar verip azmettin mi,

art›k Allah’a tevekkül et,

tevekkül edenleri sever”12 ya da “(Ey Muhammed

güzel ö¤ütle ça¤›r ve onlarla en güzel flekilde mücadele et.

fiüphesiz senin Rabbin kendi yolundan sapanlar› en iyi bilendir.

do¤ru yolda olanlar› da en iyi bilendir”

? Afl›r›l›k盤›n ‹slam toplumlar› üzerindeki olumsuz etkileri bu olunca,

acaba Bat› toplumlar› üzerindeki etkisi ne olmufltur.

Kabul etmeliyiz ki,

afl›r›l›kç›l›¤›n Bat› toplumlar› üzerindeki etkisi,

Müslüman toplumlar üzerindeki etkisinden daha fazla de¤ilse bile daha az da de¤ildir.

Bu gün art›k Bat›l›lar gözlerini rahatça kapat›p uyuma f›rsat›na sahip de¤ildirler.

Küçük büyük herhangi bir olay onlar› dehflete düflürmeye yetmektedir.

En küçük bir gürültüde pani¤e kap›lmaktad›rlar.

Öte yandan,

dinimiz ‹slam tüm bu olumsuzluklar›n sorumlusu olarak itham edilmektedir.

Masum insanlar nezdinde korku ve rahats›zl›k uyand›r›lmas› ehl-i fieriat’a göre,

korku uyand›ranlar Müslümanlar olsa bile,

kesin olarak yasaklanm›flt›r.

Afl›r›l›kç›l›¤›n tüm dünyay› etkiledi¤i aç›kça ortadad›r.

fiu halde afl›r›l›kç›l›kla nas›l mücadele edece¤iz

? Baflvurabilece¤imiz bir tak›m tedbirler bulunmaktad›r ve bunlar› ‹slam âleminde uygulad›¤›m›z takdirde afl›r›l›kç›l›¤› azaltma imkân› bulunmaktad›r.

Bu tedbirlerden baz›lar› flunlard›r: Birinci Tedbir: E¤itim.

E¤itim afl›r›l›kla mücadelede kaç›n›lmaz olarak uygulanmas› gereken tedbirlerin en önemlileri aras›nda say›lmaktad›r.

Yeni yetiflen nesilleri ilim ve ahlak› tam anlam›yla bir araya getiren bir e¤itim anlay›fl›yla e¤itmemiz gerekmektedir.

Yani dini emir ve yasaklara samimiyetle ve kesintisiz uyulmas›n› sa¤layan ahlak›n ö¤retilmesi ve hayati ihtiyaçlar› gözetmede çaba gösterme konusunda e¤itim.

Bu e¤itim insanlar›n tümü için mefl-

Mali Cumhuriyeti’nde Etkin bir ‹slami E¤itime Do¤ru 97 r u b i r h a k s'a y › l'm a l'› d'› r.

Toplumun fertlerinden her biri kendi iflini kendi görme konusunda etkin bir birey ve di¤erleri ile hoflça geçinen kifli haline gelinen dek bu e¤itim ›srarla sürdürülmelidir.

Nitekim Muhammed Mustafa (S.A.V)’i öven ve onun müstesna konumunu ortaya koyan bir ayeti kerimede Allah Taâlâ flöyle buyurmaktad›r: “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.”13 Bizzat Peygamber (S.A.V.) de flöyle demektedir: “Ben sadece güzel ahlak› tamamlamak üzere gönderildim.”14 O (S.A.V.),

üstün ahlak ile donanma konusunda bizim örne¤imizdir ve güzel ahlak› dünyaya yayan odur.

Dahas›,

yarat›l›fl safl›¤› (f›trat-› selime) de hem kendini hem de baflkalar›n› mutlu eden iyi vatandafllar yetifltirilmesini gerekli k›lmaktad›r.

Yunanl› e¤itimci Isocrates da bu sözleri onaylamaktad›r.

Der ki: “‹yi vatandafl›n flu dört niteli¤e sahip olmas› gerekir: bunlar: 1.

Günlük ifllerini yürütme konusunda sa¤lam düflünce ve isabetli karar alma gücüne sahib olmak

Farkl› durumlarda ve konumlarda insanlarla ifllerini yürütürken kibar ve diplomatik bir yol izlemek

Bir tak›m yerlerde nefsine hâkim olmak

Baflar› ve zafer durumunda a¤›rbafll› ve dengeli olmak.

Müslüman olmad›¤›na göre,

kabul ediyor ve inan›yoruz ki,

f›trat› onu bu gerçe¤e ulaflt›rm›flt›r ve meseleye önyarg›s›z yaklaflan hiç kimse bu gerçe¤i yads›yamaz.

‹kinci Te d'b i r : Kamu hukuku alan›nda insanlar aras›nda Adalet ve eflitli¤in sa¤lanmas›..

Bu husus afl›r›l›kla mücadele yönünde al›nacak tedbirlerin en önemlilerindendir.

‹nsanlar befler olmalar› itibariyle eflittirler.

Dolay›s›yla fieriat›n tüm insanlar için geçerli k›ld›¤› kamusal haklar alan›nda zenginin fakir,

güçlünün güçsüz üzerinde bir üstünlü¤ü yoktur.

Allah kat›nda en de¤erli olanlar,

O’na karfl› gelmekten en çok sak›nanlard›r.16 F›trat›n eflitlik öngördü¤ü herhangi bir konuda fieriat’in ayr›mc›l›k yapmas› düflünülemez.

‹nsanlar aras›nda baz› yönlerden ortaya ç›kan farkl›l›klarda ise fler’i maksat,

eflitlili¤in bulunmamas›d›r.

Çok efllilikte kad›n›n›n erke¤e eflit olmamas›,

çocuk büyütme konusunda erke¤in kad›na eflit olmamas›,

cahilin âlime eflit olmamas› gibi… Ü ç ü n c'ü t e d'b i r : S › n › r l'a n d'› r › c'› c'e z a l'a r d'a d'â h i l'o l'm a k ü z e re ,

t o p l'u m s'a l'k o n t ro l'm e k a n i z m a l'a r › n › n i fl l'e t i l'm e s'i .

Afl›r›l›kç›l›¤›n bu ümmetin evlatlar› için büyük bir tehlike oldu¤u anlafl›ld›¤›na göre,

‹slam dünyas›ndaki e¤itimcilerin ve hükümetlerin öncelikle yapmalar› gerekenlerden biri,

yeryüzünde bozgunculuk için koflan afl›r›l›kç›lar›n hareket ve etki alan›n› s›n›rlamakt›r.

“Sosyal Kontrol” adl› eserinde on befl sosyal kontrol arac› tan›mlam›fl ve bunlar› flu flekilde s›ralam›flt›r: Kamuoyu,

e¤itim,

topluma örnek olarak sunulan kiflisel örnekler,

ayd›nlanma ve kültürel kimlik,

toplumsal de¤erler ve öncü ve bilinçli [kesimin] de¤erleri.

Di¤er bir bilim adam› ise flöyle özetliyor: Din,

büyü,

ideoloji ve e¤itim.17 ‹ki bat›l› bilim adam› taraf›ndan toplumsal kontrol araçlar› konusunda var›lan bu sonuçlar›n bir k›sm› ‹slam taraf›ndan kabul görürken di¤erleri reddedilmifltir.

‹slam bize on dört as›rdan daha uzun bir süredir toplumsal kontrol araçlar›n›n neler oldu¤unu gösteriyor.

Çok iyi bilmekteyiz ki,

bireyin iç dünyas›na ve iman›na taalluk eden ruhani anlamlar ba¤lam›nda bir tak›m engelleyici ve s›n›rland›r›c›lara mutlaka ihtiyaç vard›r.

Yukar›daki aç›klamalardan anlafl›laca¤› üzere,

toplumsal kontrol noktas›ndaki rollerini tam anlam›yla icra edebilmeleri için,

insanlar›n bunlara sayg› göstermelerini sa¤layacak cezai müeyyidelere ihtiyaç vard›r.

Toplumsal düzende ceza kaç›n›lmazd›r.

Aksi halde bu araçlar soyut ö¤ütler haline gelir.

Çünkü kendisine sayg› gösterilmesini ve ba¤lan›lmas›n› sa¤layan cezai müeyyideleri bulunmayan herhangi bir düzen,

toplumsal düzen olarak nitelenemez.18 D'ö r d'ü n c'ü t e d'b i r : Yoksul ve düflkünlerin elinden tutmak.

Yoksul ve düflkünlerin geçimlerini rahatça sürdürebilmeleri ve e¤itimleri için,

onlara yard›mc› olunmal›d›r.

Çünkü devlet maliyesinde ve ümmetin zenginleri üzerinde onlar›n haklar› vard›r.

Çünkü suç nedenlerin en önemlileri aras›nda yoksullu¤un,

düflkünlü¤ün ve toplumsal haks›zl›klar›n bulundu¤u bilinen bir gerçektir.

Bu nedenle,

devlet ve zenginler fakirlerin elinden tuttu¤u zaman suçlar›n azalmas› sa¤lanacakt›r.

Beflinci tedbir: diyalog ve istiflare kap›s›n›n aç›k tutulmas›.

Genel özgürlüklere sayg› ve diyalog yasalar› çerçevesinde yönetenlerle yönetilenler aras›nda diyalog ve istiflare kap›lar› aç›k tutulmal›d›r.

Yöneticiler halklar›na kap›lar›ndan önce kalplerini açmal›d›rlar ki,

onlar›n sevgi ve onaylar› sürekli ve istikrarl› bir hale gelsin.

Alt›nc› tedbir: Afl›r›l›kç›l›¤›n yerilmesi ve bunun ortadan kald›r›lmas› için gerekli olan koflullar›n teflvik edilmesi.

Oturum konusu üzerine yapt›¤›m›z yorumlar burada sona eriyor.

fiimdi as›l tart›flma konumuza geri dönelim.

Mali’de Etkin Bir ‹slami E¤itime Do¤ru Sunumumuzun as›l konusu olan bu bölümü üç bafll›k alt›nda toplad›m: Birinci bölüm: Sömürge öncesi dönemde Mali’de ‹slami e¤itim

Mali Cumhuriyeti’nde Etkin bir ‹slami E¤itime Do¤ru 99 ‹kinci bölüm: Sömürge döneminden günümüze Mali’de ‹slami e¤itim Üçüncü bölüm: Mali’de ‹slami e¤itimin gelece¤i için öneriler.

Birinci Bölüm: Sömürge Öncesi Dönemde Mali’de ‹slami E¤itim Daha önce de belirtti¤imiz gibi Mali’de ‹slami e¤itimin temeli çok eskilere dayanmaktad›r.

Çünkü Mali Bat› Afrika’daki ‹slami imparatorluklar›n ve hükümdarl›klar›n befli¤idir.

Sömürge döneminden önce Mali’de e¤itim Arapça idi ve halk ‹slam’›n bölgeye giriflinden sömürge dönemine kadar ‹slami e¤itim d›fl›nda baflka bir e¤itim bilmiyordu.

Sömürge yönetimi Mali’den ‹slami e¤itimi söküp atmak istedi ve bunda büyük ölçüde baflar›l› da oldu.

Ne var ki,

‹slami e¤itim bizim için Timbuktu kentinde bulunan Ahmed Baba et-Timbuktu Merkezi’nde bulunan yaz›l› eserler sayesinde ölümsüzlefltirilmiflti ve günümüze tafl›nm›flt›.

Bugün bu merkez tüm Malililer için iftihar kayna¤›d›r.

Bölgedeki tüm imparatorluklar ‹slami kültürü desteklemekteydiler ama Sen¤a imparatorlu¤unun ilme verdi¤i destek benzersizdi.

Kervanlar ilmin çeflitli alanlar›nda flöhret bulmufl olan âlimlerin haberlerini bir uçtan di¤erine ulaflt›rmaktayd›lar.

Sömürge Döneminden Önce Asâkî19 Devri ‹lim Merkezleri Sen¤a Hükümdarl›¤›nda bafll›ca üç merkez bulunmaktayd›.

Bunlar: A.

T i m b u k t u .

Timbuktu bat› Sudan bölgesinin en önemli flehirlerinden biriydi ve Tavar›k-› Mülessimin taraf›ndan Nijer Nehri kenar›nda Hicri beflinci yüzy›l sonlar›nda kurulmufltu.

Baz› tarihi rivayetler bu flehrin Miladi 1100 y›l›nda kuruldu¤unu ileri sürmektedir.

fiehir ta bafl›ndan beri bir ‹slami yerleBu flehri puta tapma hastal›¤› hiç kirletmedi.

Bu flim merkezi idi.

Es-Sa’di “B flehrin sakinl eri Rahman’dan baflkas›na hiç secde etmedi” demektedir.20 Asâkî döneminde,

Timbuktu gözle görülür bir kültürel rol oynam›flt›r,

burada ilim pazarlar› kurulmufl ve flehir ilim adamlar›n›n ve talebe-i ulumun u¤rak yeri haline gelmifltir.

Ülke içinden ve d›fl›ndan hemen her bölgeden ilim adam› T imbuktu ilim merkezi haline ve ö¤renci buraya gelmekteydi.

Alûrî der ki: “T gelince,

insanlar ilim elde etmek için buraya ak›n etmeye bafllad›lar.

Ç ü nk ü b u r a s'› d'i ¤ e r m e r k e z l'e r d'e n d'a h a y a k › n d'› .

B ö l'g e b u r a s'› n › d'i ¤ e r ilim m e r k e z l'e r i n e t e rc i h e t t i .

Z a m a n l'a b u r a d'a p e k ç o k i l'i m e h l'i y e t i fl t i

k e n d'i ülkelerindeki ile yetinir hale geldiler.

Art›k ilim elde etmek için di¤er bölgelere gitmez oldular.

Bundan böyle kendi yetifltirdikleri derin âlimlerin t el i f l'e r i n d'e n b a fl k a s'› n a i h t i y a ç d'u y mu y o r l'a r d'› .21 B.

Cennâ.

Cennâ bat› Sudan’daki önemli ilim merkezlerinden bir di¤eriydi.

Hicri üçüncü yüzy›lda kurulan flehrin halk› krallar› Kenber ile birlikte Hicri alt›nc› yüzy›lda ‹slam’a girmifllerdi.

Sultan’›n ‹slam’a girifli dört bin iki yüz âlimin huzurunda gerçekleflmiflti.

Müslüman olan sultan saltanat saray›n›

fiimdi Cenna’daki Cami budur.

Sultan flehir halk› için bu caminin yak›nlar›na baflka bir cami daha yapt›rm›flt›.22 Bundan sonra flehir civarda bilinen bir kent haline geldi ve burada ilim ve marifet pazarlar› kuruldu.

Her bölgeden insanlar flehre gelmeye bafllad›.

Nitekim esCenab› Hak,

Sa’di’nin sözleri bunu teyit etmektedir: “C çeflitli kabilelerden ve ülkelerden insanlar› bu flehre,

Gao Sen¤â hükümdarl›¤›n›n baflkentiydi.

Baz› tarihi rivayetler bu flehrin Hicri ikinci yüzy›l›n ortalar›nda kuruldu¤unu,

‹slam’›n bölgeye giriflinin ise Hicri alt›nc› yüzy›lda tamamland›¤›n› ileri sürmektedir.

Gao flehrinde mescitler,

enstitüler ve medreseler kurma hareketi Askiya Muhammed el-Kebir döneminde yayg›nlaflm›flt›r.

Hükümdarlar ve servet sahipleri Gao flehri müderrisleri,

müezzinleri,

imamlar› ve hatipleri için pek çok vak›f vakfetmifllerdir.24 Burada kurulan ilim meclislerine hükümdarlarda ifltirak ederlerdi.

Askiya Davud bunlardan biriydi.

Halk kütüphaneleri yan›nda,

Gao kentinde inceleme ve araflt›rma için pek çok kütüphane daha aç›lm›flt›.

Bu mekteplerin en ünlüleri flunlard›r: Askiya Davud Kütüphanesi,

Askiya Birinci Muhammed Kütüphanesi,

Askiya Muhammed bin Askiya Davud Kütüphanesi.25 2.

A r a p – ‹ s'l'a m K ü l't ü r ü n ü n T i mb u k t u ,

Ce n â v e G a o ’ d'a Yay›lmas›nda Âlimlerin Rolü26 Bat› Sudan’a ‹slam’›n ne zaman girdi¤ine dair kesin bir tarih vermek mümkün de¤ildir.

Tek bildi¤imiz,

‹slam’›n bölgeye oldukça erken tarihlerde girdi¤idir.

Asaki döneminde ‹slam,

yukar›da zikredilen merkezlerden büyük bir h›zla tüm bölgeye nüfuz etmifltir.

Bu noktada,

Sen¤a hükümdarlar›n›n (elAsâkî) gayretleri büyük ölçüde etkili olmufltur.

Bu hükümdarlar ulemay› teflvik,

ö¤rencilere bar›nak yapma ve maddi manevi her türlü destek gibi konularda büyük bir rol oynam›fllard›r.

Ulema ve ö¤rencilere cömertçe yard›mlarda bulunmufllar ve onlar› her türlü devlet görevinden muaf tutmufllard›r.

Asâkî’nin ulemaya ve talebe-i ulûma sa¤lad›¤› bu destek,

onlar›n Arap – ‹slam kültürünü yaymalar›n›n yollar›n› açm›flt›r.

Bu sayede ulema ve ö¤renciler mescitlerde,

medreselerde ve evlerinde tüm zamanlar›n› ilme tahsis etmifller ve farkl› ilim dallar›nda,

özellikle de din ve din alanlar›nda uzmanlaflm›fllard›r.

Bu sayede fieriat ve dil bilimleri Bat› Sudan’da ön s›ray› alm›fl

özelikle f›k›h alan›nda pek çok telif,

hafliye ve flerh ortaya ç›km›flt›r.

Maliki mezhebinin temel kitaplar›ndan yararlanan ulema,

bunlar› yeniden keflfetmifl ve yeni eserler telif etmifllerdir.

Asâkî döneminde ulema hükümdarlara bir tak›m kurallar koydurma noktas›nda baflar›l› olmufllard›r.

Bu kurallar sayesinde hükümdarlar ülkelerini da-

Mali Cumhuriyeti’nde Etkin bir ‹slami E¤itime Do¤ru 101 ha kolay yönetmifller27,

bu konuda halklar›n kendi bölgelerindeki geleneklerine ve fieriat’in amaçlar›na (makas›dufl-fieria) uygun davranabilmifllerdir.

Sab›r ve inatla çal›flan ulema Sen¤a halk› aras›ndaki ilmi düzeyin en yüksek düzeye ç›kmas›n› sa¤lam›fllard›r.

Bu sayede âlimler,

özellikle de fieriat âlimleri efli benzeri görülmemifl biçimde sayg› görmeye bafllad›lar.

Öyle ki,

kimi zaman gösterilen bu sayg›,

dokunulmaz kutsall›k derecesine ulaflmaktayd›.28 Bu anlatT i m b u k t u ,

f u k a h a v e i m a m l'a r l'a d'o l'u y d'u v e b u n l'a r dolgun maafllar almakta,

hürmet ve tazimle karfl›lanmaktayd›l a r.”29 Timbuktu ulemas› yerlilerden ve d›flardan gelenlerden oluflmaktayd›.

Afla¤›da her s›n›fla ilgili örnekler verece¤iz.

D›flardan gelen Ulema: ‹mam Muhammed ibn Abdülkerim el-Mu¤aylî et-Tevâti et-Tilemsanî.

Tevat’ta Yahudilerin oturduklar› bir mallede dünyaya geldi.

Çocuk yaflta ilim ö¤renmeye bafllad›.

Sonra ilimde derinleflmek üzere Fas’a gitti ve burada bilgisini geniflletti.

Daha sonra sünnete ba¤l›,

bidatten uzak bir ‹slam davetçisi olarak flöhret buldu.

Fas’ta bulundu¤u süre içerisinde,

Fas ulemas›yla aras›nda görüfl ayr›l›klar› ortaya ç›kt›.

Bunun üzerine önce Tunus’a ve daha sonra bat› Sudan’a gitti.

Kano ve Gao flehirlerine ulaflt›.30 Et-Tilemsani’nin Gao’ya gidifli El-Hacc Askiya Muhammed el-Kebir’den gelen bir rica üzerine gerçekleflti.

Gao’da bir süre kald›,

e¤itim ve telif ile meflgul oldu.

Askiya Muhammed için bir tak›m meseleleri cevaplayan bir eser ve hükümdarlar›n yönetilenlere karfl› nas›l davranmalar› gerekti¤ine dair bir baflka eser kaleme ald›.31 B.

Yerli ulema: Bunlar›n en tan›nanlar›ndan biri Ahmed Baba et-Tombuktî’dir.

Tombuktî Hicri 1036 y›l›nda vefat etmifltir.

Pek çok eser kaleme alan bu zat,

inan›lmaz bir flöhrete kavuflmufltu.

Bizzat kendisi flöyle demektedir: “K›rktan fazla eser kaleme ald›m.”32 3.

Asâkî Döneminde Mescitlerin,

Medreselerin ve Saraydaki ‹lim Meclislerinin A r a p – ‹ s'l'a m K ü l't ü r ü n ü n Yay›lmas› Üzerindeki Rolü A.

Mescitler ‹slam’da mescitler tarihine bak›ld›¤›nda,

sosyal ve e¤itimsel bak›mdan rolünü yerine getirdi¤ini görüyoruz.

Önemli kararlar mescitte,

farkl› ilim dallar›na ba¤l› ilmi kürsülerde al›nmaktayd›.

‹slam dünyas› bat› sömürgesi belas› ile tan›flana